Üyelik İçin Tıklayın
USD 3.8120 -
AUD 2.8751 -
DKK 0.54672 -
EUR 4.0552 -
GBP 4.6542 -
CHF 3.7889 -

SEO, Yapılmalı mı / Yaptırılmalı mı?

SEO… Günümüz webmasterlarının uğruna paralar ve zamanlar harcadığı üç harf, bir kelime. Açılımı Search Engine Optimization, yani Arama Motoru Optimizasyonu olan bu kelime dizisi etrafında pek çok webmasterın yaptığı pek çok çalışma, algoritma, teknik ve plan mevcut.

Haber.gen.tr 2015-07-09 21:52:57
Yorum Yaz

Bunların hepsi, web sitelerinin anahtar kelimeleri üzerinde lider olmasını sağlamak adına yapılanlar ve terimin yabancısı olan her insan bu sektörde büyük paraların döndüğüne şahit olunca; şaşırmakla kalıyor. Zira, SEO’nun tekeli olan Google, ekosistemi altında algoritmalar oluşturup; bunları sıklıkla değiştirerek; web sitelerinin arama motorlarında liderlik rekabeti yaşamasını ve hatta birbirine düşmesini sağlayabiliyor. Bu rekabet, güncellenen ve gelişen her Google algoritması ertesinde kızışıyor ve tecrübeli, bilgili olan taraf; rekabette kazançlı taraf oluyor. Elbette bu, iki web sitesinin değil, pek çok sitenin yaşadığı bir rekabet ortamı oluyor ve güncel olarak Google algoritmalarına hâkim olan proje; Google tarafından o güncelleme boyunca bir ay öne çıkarılıyor. Bu durum, web sitesinin hem kazanç grafiğini, hem de ziyaretçi grafiğini yükselişe geçirirken bir yandan da rekabetçi “rakipler” edinmesini sağlıyor. İşte, SEO dediğimiz olay tam olarak bundan ibaret. Google’ın tekel olduğu bu SEO sektöründe ikinci bir taraf olan Yandex şu sıralar piyasaya pek hakim olamasa da; emin adımlarla ilerliyor denebilir. Google ve Web 2.0 dediğimiz sosyal medya uzantıları SEO kelimesinin var oluş sebebi denilebilir. Bir proje üzerinden reklamlar aracılığı ile para kazanmak, SEO ile gerçekleşir; bir proje üzerinden sattığınız nesneler aracılığı ile para kazanmak da keza; öyle. Zira, reklamınıza tıklanması için, arama motorları tarafından aranmalı, aranırken tıklanmalı; sosyal medyada ise daha fazla paylaşılmalı ve okunmalısınız. Keza, sattığınız nesnelerden kazanç sağlamak istiyorsanız, Google sıralamalarında rakiplerinizden daha ön sıralara yerleşmeli ve yerleşiminizi korumalısınız. SEO, size bunları yaptırabilir. Evet, yanlış duymadınız. SEO, bu gücü size verebilir.

Ancak nasıl?

Evet, bir de işin “nasıl” boyutu var. Bu durumda, iki seçeneğiniz var: birincisi, SEO’yu kendi başınıza çözerek ve gerek algoritmaları, gerek rakiplerinizi sıklıkla takip ederek; ikincisi, projenizin SEO kısmını uzman birine emanet ederek. İki yolu da olabildiğince açıklamaya çalışıp, sizlere en sonunda bir yolu seçmeniz için açık uçlu bir yazı bırakacağımı temenni ediyorum. Zira, iki seçenek de bazı prensipler ve bu prensiplerden şaşmamayı, en önemlisi güveni gerektiriyor. Birinde kendinize, birinde karşınızdaki kişiye. Bu sebepten, bu aşamadan sonra yazılan her satır filhakika önem arz eder. Sizin de önem vererek okumanızı rica ediyorum.

Birinci durum, SEO’yu kendi başınıza çözmeniz.

Şu hayatta imkânsız denilen çok şey gördüm. Ancak hiçbir şeyin imkânsız olmadığı kanısına yakın bir zamanda, hayati bir olay evresinin akabinde, bu olayın sonucu ile varabildim. Bu sebepten, imkânsız derseler anlatacağım şeylere; inanmayınız, yüksek ihtimalle kendisi hiç denememiştir. Bugünden itibaren bir webmaster adayı olmayı ve SEO denen olayı kendi başınıza yapmayı planlıyorsanız; öncelikle çok özverili ve azimli bir insan olmanız gerektiğini baştan belirtmemiz gerekir. Zira, SEO denen olayın güncel takip ve deneme / yanılma yolu ile yapılageldiğini ve bunu hemen hemen her gün birkaç saatinizi -gününüzün epey bölümünü- bilgisayar başında geçirerek yapmanız gerektiğini hatırlatmakta da fayda var. Bu olaya başladığınızda bir heves ile başlarsınız, güzel bir hevestir. İlk birkaç gün, belki bir hafta; çok hevesli iseniz belki iki hafta bu iş ile uğraşır, saatlerinizi harcarsınız. Bir süre sonra, savsaklamaya ve takibinizi, SEO için yapmanız gereken işlemleri tabir-i caiz ise “sallamaya” başlarsınız. Bu, tamamı ile heves ışığında başlanan yeni webmaster adayının “başlamadan çöküşü”dür. Çoğu yeni başlayan aday; başlar, kısa bir yükseliş yaşar, ve çöker. Çöküş dönemi, Osmanlı’nın çöküşü kadar uzun da sürmez. Çıt diye kırılır orta yerinden ve “Hevesin kaçar”. 

Az önce açıklayageldiğim profil, tamamı ile yeni başlayan ve bir merak ile bu işe girişmiş insan profilidir. Azimli ancak tembeldir. Hırslıdır ancak hemen ister. SEO’da ilk kural sabır kelimesinin anlamını ezberlemektir, unutmayın. Bir çayı pişirdikten sonra demlenmeye bırakmanız gerekir; gerekir ki kekremsi tadı uzaklaşsın ve “olsun”. 

SEO kavramının uzmanı olmaya karar veren her aday, öncelikle yabancı dil ile haşır neşir, kavramlara yabancı olmayan ve en önemlisi günceli takip edebilen insanlar olmalıdır. Kaynakları iyi takip ettiğiniz vakit, ki bu her algoritmayı çoğu uzman ile eş zamanlı öğrenmeniz demektir, bu kaynaklar ışığındaki projenize yapacağınız yönlendirmeleri de hızlı bir şekilde gerçekleştirirsiniz. Sık sık okuduğunuz SEO bloglarını sadece okursanız, bir yere gelemezsiniz. Denemeli ve yanılmalısınız. Yanılarak pişmeli ve zamanla öğrenmelisiniz. Bunu bir “iş” olarak görmediğiniz takdirde bu işin “uzmanı” değil, bu hobinin “meraklısı” olursunuz. Hobinin meraklısı olmak güzeldir ancak web üzerinden milyarlar kaldırabilmek için, fazlası gerekir. İmkânsız değildir ancak, zor bir yoldur bu işin uzmanı olmak ve bu işi uzman olarak sürdürebilmek. Eğer bunu diliyorsanız, başta da belirttiğimiz gibi bazı hobilerinizden ve boş zamanınızdan feragat etmeli ve hatta bazen kendinizden vazgeçmelisiniz. En azından, başlangıçta. İlk yıllardaki yoğun süreç ertesinde meyvesini vermeye çalışan projeniz ve artık “tecrübeli” diyebileceğimiz olgunluğa eriştiğinizde siz; eskisi kadar çalışmayabilir ve bazı şeyler hakkında öngörüde dahi bulunabilirsiniz. Bu gibi durumlar zaman, tecrübe ve çalışmak terimlerinin üçgeninde gerçekleşir; ve hiçbir zaman kolay değildir.

Gelelim ikinci duruma.

Bir projeyi SEO uzmanına emanet etmeniz.

Bu durum, önceki durumun aksine kendinize değil; karşınızdaki “uzman”a güvenmenizi gerektirir. Günümüzde, özellikle SEO piyasasında kendisini uzman olarak addedip hiçbir şey yapamayan pek çok insan, pek çok insanla çalışıp işlerini yarıda bırakabiliyor ya da beceremeyebiliyorlar. Bunların ışığında yapmanız gereken şey elbette dikkatli olmanızdır. Bir proje ya da web sitesinin bir SEO uzmanına emanet edilmesi, önüne gelene verilmesi şeklinde gerçekleşmemelidir. Teslimi sağlarken, olabildiğince araştırma yaptığınızdan emin olmalı ve bu uzman ile çalışan kişilerden yorumlar temin etmelisiniz. Aksi halde yapılan tüm emeklerin boşa gitmesi SEO uzmanının elindedir. Keza, bu uzman sitenizi muhteşem yerlere de getirebilir. Günümüzde pek az “uzman” bulunmasına rağmen bu işlerle ilgilenen herkes kendini “uzman” olarak görmektedir ve bazı sözde “uzman”ların yaptığı tek şey ne olduğu belirsiz pek çok sitede üzerinden “backlink” kasmaktan ibarettir. Bu durum üzerinde pek fazla konuşmaya gerek yok ancak emeğinizi emanet edeceğiniz kişiye özellikle şu piyasada dikkat etmeniz hayati derecede önem arz etmektedir. Filhakika, dolandırıcılar ve kaypakların yaşadığı ve yaşatıldığı bu piyasanın değeri, bu sözde “uzman”lar sayesinde yerlerdedir.

Üyelerimiz ne diyor?
Naytu